İçeriğe geç

Zühal İzmirli’den: Ulusal Bayramlarımız

Erkenden kalkardık bayram sabahları. Bir an önce sabah olsa da
bayram başlasa diye uyuyamazdık heyecandan… İçimiz kıpır kıpır,
ruhumuz aydınlık… Sığamazdık yere göğe… Şiirler okuyacağız,
resmigeçite katılacağız, büyüklerimiz stadımızın tribünlerini
dolduracak, bizleri alkışlayacak… Hepimiz pırıl pırıl, düzenli, kolalı
bembeyaz yakalarımız, kurdelelerimiz, çoraplarımız, boyalı
ayakkabılarımız… O günkü gösterilere uygun giysileriyle çocuklar,
yavrukurtlar, izciler… Askerler, bando takımları, resmigeçit için
süslenmiş arabalar… Trampet sesleri, borazan sesleriyle coşku dolar,
Atatürk sevgimizle, vatan aşkıyla ritimli yürümek için
sabırsızlanırdık. Dimdik, gururlu, geleceğin nesli olarak atardık
adımlarımızı… Alkışlarla büyür, ne kadar değerli olduğumuzu
anlardık.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda askerler, izciler, bando
takımları, okullar geçer, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk
Bayramı’nda ise rengârenk değişik giysileri ve gösterileriyle bahar
şöleni görselinde ilkokullar katılırdı. Atatürk’ümüzün çocuklara
verdiği değeri, sevgiyi, umudu damarlarımızda hissederdik. Biraz da
mutluluktan şımarırdık. Çocukların günüydü o gün…


En güzel gösteri giysilerimizle, uçuşan organizelerden
kelebekler gibi ya da güllerle süslü, tafta kabarık tuvaletlerimizle
prenses edasıyla Yenişehir’deki çocuk balolarına katılırdık. Yenişehir
Sineması’nda çocuklara göre eğlenceler düzenlenirdi. Palyaçolar,
kukla ile Hacivat Karagöz gölge oyunu, folklor gösterileri, orta
oyununda Kavuklu ile Pişekâr… Zati Sungur da gelirdi bazı seneler.

Bize sihirbazlık numaralarını gösterir, sırlarını anlatır, bizim de
yapabileceğimiz basit numaraları öğretirdi. Hele sinemadaki çizgi film
gösterileri sanki bir ödüldü biz çocuklar için…
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı hazırlıkları
okulların ikinci yarı yılında sürer giderdi.
Ortaokulda Demir Çelik Lisesine başladığımda izci olmuştum.


Bayram provaları için okulca stadyuma gider çalışırdık. Beden
eğitimi öğretmenimiz Umut Bey çok disiplinliydi. Ama biz hocamızın
kendisine yardımcı olarak seçtiği Avni Türkmen Tahmaz
Ağabey’imizden daha çok çekinir, onun sözünü dinlerdik. Öyle güzel
gösteriler sergilerlerdi ki lisedeki öğrenciler; çemberden atlama,
yüksek kule yapma, kasalardan takla atma gibi zor spor hareketleriyle
herkesi büyülerlerdi. Okulca da giydiğimiz bembeyaz kıyafetlerimizle
jimnastik hareketleri yapardık.


Mutluyduk. Atatürk’ümüz Türk Gençliğine emanet etmişti bu
vatanı, cumhuriyeti. “Gençler! Cesaretimizi takviye ve idame eden
sizlersiniz. Siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve
medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali
olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz
kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz!” demişti gençlere.
Özveriyle sevgiyle yorulmadan çalışacaktık tüm gençler… Söz
vermiştik…
Sözümüz söz Atatürk’üm, kaç yaşında olursak olalım her zaman
genciz hepimiz…


Sağlıkla sevgiyle kalın.
Zühal İzmirli

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s